Tüfeğin kötüsü olur mu olur derlerse inanmayın.Size buanlatacağım anımı 1990 yıllarında yaşadım .1989 yılının Kasım ayında babam vefat etmişti.İnsan bir sevdiğini kaybettiğinde geriye ondan kalan ne varsa hepsine çok değer veriyor.Babadan kalma 16 kalibre oluklu
çift kırma tüfeği kastediyorum.Biz iki arkadaş tüfekleri aldık ava çıkmıştık.benim tüfeğin fişekleri eski kullanılmadığı için aşırı dercede patlıyordu.O kadar sertti ki tüfekle bir fişek patlattım mı sanki omzum yerinden çıkıyor sanıyordum.Ne kadar sert olduğunu siz anlayın namludan çıkan alev patlayınca abartısız 50cm uzuyordu.Eh arkadaş sen bu fişeklerle av
vurabilirmisin?Çok zor değil av vurmak tüfeği insan zapdetmekte zorlanıyor. Tüfeklevuramıyorsan ya artık önüne ne çıkarsa üveyik,karatavuk…Tabi ki tavşan “tavşan” diyorum bu hayvan anımın başrol oyuncusu…”Arkadaşım bak kanalet üstünde karatavuk var.Bir denebakalım tüfek mi tüfeğinarkasımıbozuk?Görelim.”dedi.Tabi ki ben dururmuyum Tüfeği omuzladığım gibi tetiği asıldım SONUÇ:KARAVANA…Arkadaş:tamam önemli değil kanalette saçma izlerine bakalım.”dedi.Tüfeği doldurmadan kanaletin yanına doğru yürümeye başlamıştık ki bir anda önümden sen koskocaman tavşan fırlamaz mı!!Elim ayağıma dolaştı.Arkadaşa “Tavşan kalktı” dahi diyemedim.Sadece “aha aha aha gidiyor…”diyebildim. Tabi biz şaşkınlığı üzerimizden atana kadar tavşan yok oldu bile.Ara bakalım orayı burayı!!Yok yok sanki yer yarıldı yerin içine girdi. Arkadaşla ararken bir grup büğürtlen topluluğunun yanına gelmiştik ki bir anda bu topluluğun içinden bir çıtırtı geldi. Arkadaş çek bi sıkı dedi.Bende “Ben bu sıkılarla mı bu tavşanı vuracağım?Sen at!”dedim.Tabi bir fişek patlattı ki o anda duyduğum ses bütün av iştahımın kaçmasına sebep oldu. Böğürtlenlerin içinde yavru bir kedinin feryadı gelmez mi…İşte o an hem benim hem de arkadaşımın bittiği bir andı. arkadaş kimin aklına gelirdi ki orda insanlardan uzak en yakın yerleşim birimi bile 5 km uzaklıktaydı.O kedi oraya nasıl gelmişti,şaşkınlık içerisindeydik.Böyle bir manzarayla karşılaşabileceğimizi bize söyleseler inanmazdık.Ama işte olay gözümüzün önünde cereyan etti.Tabi hemen orayı terkedip evimize geldik.Her ikimizde bu olayın etkisinden kurtulamamıştık. Bir zaman onun yerine tüfeksiz yani balık avına gitmeye başladık.En azından bir şeyler etkisinde kalmıyorsun,stres atıyorsun.Bütün haftanın yorgunluğunu atıyorsun üzerinden.Yaşadığın heyecan ise bambaşka bir duygu…Gerçi avcılıktan tamamen kopmadım.Fırsatbuldum mu tüfeği aldığım gibi köydeyim.Tabi orada kedi olma olasılığıda yok.Tüfek avının da balık avının da tadını
çıkarıyorum…